Not because but because

Not because but because


not because ... but because (bağlaç)

için değil ancak … için

A river cuts through rock not because of its power but because of its persistence.

Kayayı aşındıran Nehrin gücü değil sürekliliğidir.

We can say that Birol did something heroic, not because he saved your life, but because he risked his own life doing it.

Birol'un kahramanca bir şey yaptığını, sizin hayatınızı kurtardığı için değil, bunu yaparken kendi hayatını riske attığı için söyleyebiliriz.