İngilizce had better cümleleri ~ birolcakir.net

İngilizce had better cümleleri





You had better take your pills.
İlaçlarını alsan iyi olur.

She had better study for her exams.
Sınavlarına çalışsa iyi olur.

You had better not sleep late.
Geç uyumasan iyi olur.

He had better not smoke.
Sigara içmese iyi olur.

You’d better not drive fast.
Arabayı hızlı kullanmasan iyi olur.

Had we better call him?.
Onu telefonla arasak iyi olur mu? 

You had better turn on the lamp. It is too dark in here.
Lambayı yaksan iyi olur. Burası çok karanlık.

They had better choose a cheaper hotel.
Onlar daha ucuz bir otel seçse iyi olur.

The students had better buy a book with more exercises.
Öğrenciler daha çok alıştırmaları olan bir kitap seçse iyi olur.

Fat people had better do sports more often.
Şişman insanlar daha fazla spor yapsa iyi olur.

We had better take some photos here. This is an amazing view.
Burada bir kaç fotoğraf çeksek iyi olur. Bu harika bir manzara.

Jessy had better not eat faaty food. She is overweight.
Jessy yağlı yemekler yemezse iyi olur. O fazla kiloludur.

The customers had better not get in until we are ready.
Biz tamamen hazır olaa kadar müşteriler içeriye girmezse iyi olur.

You had better not orders another drink. We may noy afford it.
Başka bir içecek sipariş etmezsen iyi olur. Paramız yetmeyebilir.

Ali had better not ask for a refund. This t-shirt is obviously used.
Ali geri ödeme istemezse iyi olur. Açıkça belli ki bu tişört kullanılmış.

Had we better go out for dinner?

Akşam yemeği için dışarı çıksak iyi olur mu?

Had she better take these pills more often?
O, bu ilaçları daha sık alsa iyi olur mu?

Where had we better stay in İstanbul?
İstanbulda nerede kalsak iyi olur?

Had my father start doing sports?
Babam spor yapmaya başlasa iyi olur mu?

You had better work harder, or you will fail.
Daha çok çalışsan iyi olur, yoksa sınıfta kalırsın.

You had better not go now.
Şimdi gitmesen iyi olur.

Had we better let him know?
Ona haber versek iyi olur mu?

I had better phone him, hadn't I?
Onu telefonla arasam iyi olur, değil mi?)

We'd better stop for lunch. I'm very hungry.
Öğle yemeği için dursak iyi olur. Çok açım.

You'd better wear a coat. It's cold outside.
Ceket giysen iyi olur. Dışarısı soğuk.

I'd better go now or I'll be late.
Şu an çıksam iyi olur yoksa geç kalacağım.

It's a very nice tie. You had better not change it.
Çok güzel bir kravat. Bence değiştirmemelisin.

I'd better not drink any more coffee.
Daha fazla kahve içmesem iyi olacak.

You'd better not forget to pay the rent today.
Bugün kirayı ödemeyi unutmazsan iyi olur.

Hadn't you better ask him first?

Önce ona sorsan iyi olmaz mı ?