İn case as if as though cümleleri ~ birolcakir.net

İn case as if as though cümleleri





I always carry my jack in the car in case I have a flat tyre.
Tekerim patlar diye krikomu daima arabada taşırım.

The man always locked his car in case somebody stole it.
Adam birisi çalar diye arabasını daima kilitlerdi.

I got his address in case I should have oportunity to visit him.
Onu ziyaret etme fırsatım olur diye adresini aldım.

Take this umbrella in case it rains.
Bu şemsiyeyi al, bakarsın yağmur yağar.

The house looked as if nobody was living in it.

Evde sanki hiç kimse yaşamıyormuş gibi görünüyor.

Mary sounds as if she's got a cold.

Mary sanki soğuk almış gibi görünüyor (geliyor).

I have just come form holiday and I am very exhausted. I feel as if I haven't had a holiday.

Tatilden şimdi döndüm ve çok bitkinim. Sanki tatil yapmamışım gibi hissediyorum.

John is very late. It looks as if he isn't coming to the party.


John çok geç kaldı. Sanki partiye gelmeyecekmiş gibi görünüyor.

The music is too loud. It sounds as though they are having a party.

Müziğin sesi çok yüksek. Sanki parti yapıyorlarmış gibi geliyor.

It smells as though you have smoked here.

Sanki burada sigara içmişsin kokuyor.

She ran as if she was running for her life.

Sanki hayatı için koşuyormuş gibi koştu.

He behaved as if nothing had happened.

Sanki hiç birşey olmamış gibi davrandı.

They looked at me as if I was mad.

Deliymişim gibi bana baktılar.

The woman walks as if / as though she were the queen.
Kadın kraliçeymiş gibi yürüyor.

The man was so worried that he looked as if / as though he were drunk.
Adam o kadar üzgündü ki, sanki sarhoşmuş gibi görünüyordu.

It's dark as if / as though it were night.
Hava geceymiş gibi karanlık.

The children were looking at me as if / as though I were a shepherd.
Çocuklar bana sanki çobanmışım gibi bakıyorlardı.


The baby looks as if / as though he was going to cry.
Bebek sanki ağlayacakmış gibi görünüyor.

The baby looks as if / as though it is going to cry.
Bebek sanki ağlayacak gibi görünüyor.

The man is talking as if / as though  he has been the accident.
Adam kazayı görmüş gibi konuşuyor.

They are panting as if / as though they have been running. 
Sanki koşmuşlar gibi derin derin soluyorlar.