With ile ilgili cümleler ~ birolcakir.net

With ile ilgili cümleler




With kelimesinin ilk anlamı  'ile' dir. Ancak with, birçok farklı biçimde ve anlamda da kullanılır.

İnsanların duygularını anlattığı birçok ifadede kullanılır.

My mother was trembling with rage.
Annem öfkeden titriyordu.

Zeynep was jumping up and down with excitement.
Zenep, heyecandan zıplayıp duruyordu.

When I found Yağmur, she was blue with cold.
Yağmur'u bulduğumda soğuktan morarmıştı.

With, insanların duygularını anlatan bazı sıfatlarla kullanılır.

I'm cross with you.
Sana küstüm.

furious with
-e kızgın

upset with
-e sinirli, keyfi kaçmış

angry with
-e kızgın

pleased with
-den memnun

Fight, struggle, quarrel, argue, play ve aynı anlamda olan kelimelerle “–e karşı”olarak  kullanılır.

Don't fight with him; he's bigger than you are.
Onunla dövüşme; senden daha iri.

Will you play chess with me?
Benimle satranç oynar mısın?

I had an argument with my wife.
Eşimle tartıştım.

With, “-si olan” anlamında çok sık kullanılır.


They've bought a house with a big garden.
Büyük bahçesi olan bir ev aldılar.


Ancak “gözlüklü, kırmızı elbiseli” gibi giysi vs söz konusu olduğunda with yerine in kullanılır.

Could you go and give this paper to the woman in glasses?
Bu kâğıdı gidip gözlüklü kadına verebilir misin?




Ayrıca, “... sesle” anlamında da with değil in kullanılır.

Why are you talking in such a loud voice?
Niye böyle yüksek sesle konuşuyorsun?

Taşıt araçlarıyla “ile” derken with değil, by kullanılır.

They went to Istanbul by train.
Istanbul’a trenle gittiler.

“Yanında” anlamında da kullanılır. Bu anlamda Türkçe düşünüp near kullanılmamalıdır.

Birol takes his umbrella with him all the time.
Birol her zaman şemsiyesini yanına alır.

I have a student with me right now.
Şu anda yanımda bir öğrenci var.