Grow ile ilgili cümleler ~ birolcakir.net

Grow ile ilgili cümleler



 grow -  büyümek, gelişmek, serpilmek

"What are you doing?" "I'm watching my plants grow."

"Ne yapıyorsun?" "Bitkilerimin büyümesini izliyorum."

I felt the tension grow between us.

İkimiz arasında büyüyen bir gerginlik hissettim.

People no longer consider it strange for men to let their hair grow long.

İnsanlar artık erkeklerin saçlarını uzatmalarına acayip olarak bakmıyorlar.

Children grow up so quickly.

Çocuklar çok çabuk büyürler.

Children grow very quickly.

Çocuklar çok çabuk büyürler.

I grow many kinds of roses.

Çok çeşitli güller yetiştirdim.

Trees do not grow on prairies.

Ağaçlar bozkırlarda yetişmez.

Love began to grow between the two.

Aşk iki kişi arasındaki büyümeye başladı.

The number of members will grow quickly.

Üyelerin sayısı çabucak artıyor.

Where in Australia did you grow up?

Avustralya'da nerede yetiştin?

Where in Austria did you grow up?

Avusturya'da nerede büyüdün?