İingilizce edatlar örnek cümlelerle ~ birolcakir.net

İingilizce edatlar örnek cümlelerle






YER
• Across
Her house is across the street.  (Evi caddenin karşısındadır.)
They live across the street from you.  (Sizin karşınızdaki caddede yaşarlar.)

•  After
- The first street after the bridge is our street. (Köprüden sonraki ilk cadde bizimki.)
 - Put a period after each sentence.  (Her cümleden sonra bir boşluk bırakın.)

•  Against
- His bicycle was leaning against the fence. (Bisikleti çite dayanıyordu.)
- Don't lean against the stove.  (Sobaya doğru dayanma.)

•  Among
- The house is among pine trees.  (Ev çam ağaçlarının arasında.)
- The letter might be among those papers.  (Mektup bu kağıtların arasında olabilir.)

•  Around
- The shop is just around the corner.  (Dükkan hemen köşenin arkasında.)
 - Let's take a walk around the park.  (Hadi parkın çevresinde yürüyüş yapalım.)

•  At
- She is at the store.  (O dükkanda.)
She is a student at a small university.  (O küçük bir üniversitede öğrenci.)

•  Before
- I have your assignment before me now.  (Şu anda ödevin önümde duruyor.)
- In giving dates, place the month before the day.  (Randevu verirken günden önce ayı yazın.)

•  Behind
- The garage is behind the house.  (Garaj evin arkasında.)
- There is something behind the tree.  (Ağacın arkasında birşey var.)

•  Below
- They live in the apartment below yours.  (Sizin apartmanın aşağısındaki apartmanda yaşıyarlor.)
- This land is below sea level.  (Bu bölge deniz seviyesinin altında.)
- Your grade is below average. (Notların ortalamanın altında.)

•  Above
This city is three thousand feet above sea level.  (Bu şehir deniz seviyesinin üç bin fit üzerinde.)
- Your name is above mine on the list.  (Senin ismin listede benimkinin üstünde.)

•  Between
- His house is between the bank and the school. (Onun evi bankayla okulun arasındadır.)
- Helen is sitting between Jack and Tom.  (Helen Jack ile Tom arasında oturuyor.)

• By
-• The matches are over there by the cigarettes.  (Kibritler orada sigaraların yanında.)
- That house by the lake is her dream house.  (Gölün yanındaki bu ev onun hayalindeki evdir.)

• In 
She is sitting in a leather chair in the lobby.  (O lobide deri bir sandalyede oturuyor.)
- She was sleeping in an armchair. (O bir koltukta uyuyordu.)
- She lives in a small village.  (O küçük bir köyde yaşar.)

•  In front of
The ball stopped in front of the car.  (Top arabanın önünde durdu.)
- There is a car parked in front of my house.  (Evimin önünde parketmiş bir araba var.)

• In back of
Helen is standing in back of Martha. (Helen Martha'nın arkasında duruyor.)

• Inside
- It is warmer inside the house.  (Evin içi daha sıcak.)
- These plants should be kept inside the house.  (Bu bitkiler evin içinde muhafaza edilmelidir.)

•  Beside
- The napkin is placed beside the plate.  (Peçete tabağın yanına yerleştirilir.)

•  Near
You shouldn't smoke near gasoline.  (Gazolinin yakınında sigara içmemelisin.)
- They are sitting near the window. (Onlar camın yanında oturuyorlar.)

•  On
- She sat on the sofa. (O koltuğa oturdu.)
- Put a stamp on the envelope. (Zarfın üzerine bir pul yapıştır.)
- He found the book on the table.  (Masanın üzerinde bir kitap buldu.)

• On top of
She wants whipped cream on top of her pie.  (Kekinin üzerine krema istiyor.)
- The carpenter is on top of the house. (Tamirci evin üzerinde.)

• Opposite
The school is opposite the park. (Okul parkın karşısındadır.)


• 
Outside
- There's a bird's nest outside my window. (Penceremin dışında bir kuş yuvası var.)
- The flowers were left outside the house all night. (Çiçekler tüm gece evin dışında bırakıldı.)

• Over
- The window is over the radiator.  (Pencere radyatörün üzerindedir.)
- A plane flew over the school at noon. (Öğleyin okulun üzerinden bir uçak geçti.)

• To
- Martha went to school today. (Martha bugün okula gitti.)
- Attach the rope to the bumper of the car. (İpi arabanın tamponunun üzerine bağla.)

• Under
The dog is under the desk.  (Köpek sıranın altındadır.)
- Put it under the table. (Masanın altına koy.)

•  Underneath
- The book is underneath the papers. (Kitap kağıtların altında.)

• Up
- I saw her walking up the street.  (Onu caddeden yukarıya yürürken gördüm.)

• Down
- There is a small restaurant a mile down the road. (Yolun bir mil aşağısında küçük bir lokanta var.)

• Through
- She took a walk through the park. (Parkın içinden yürüdü.)





YÖN

•  Across
- I am going across the street to see my friend. (Arkadaşımı görmek için caddenin karşısındangidiyorum.)

•  At
- The child threw a stone at the dog. (Çocuk köpeğe bir taş attı.)

•  By way of
- Can we drive to Bursa by way of Eskisehir(Bursa'ya Eskişehir üzerinden gidebilir miyiz?)
- You can go there by way of the Suez Canal. (Oraya Suez Kanalından geçerek gidebilirsin.)

•  Into
We saw her going into the theater.  (Onu tiyatroya girerken gördük.)
- The dog ran into the room.  (Köpek odadan içeriye doğru koştu.)

•  Down
- We saw you walking down Oxford Street(Seni Oxford caddesinden aşağıya doğru yürürken gördük.)

•  Out of
- She took some money out of her purse.  (Çantasından biraz para çıkardı.)
- The children ran out of the burning building. (Çocuklar yanan binadan koşarak çıktılar.)

• To
- She went to the supermarket. (O süpermarkete gitti.)

•  Through
- The bird flew through the open window.  (Kuş açık pencereden uçup gitti.)

•  Towards
- This road leads towards the sea.  (Bu yol denize doğru gidiyor.)
- He walked towards the post office. (Postaneye doğru yürüdü.)

•  Up
- The fish were swimming up the river. (Balık nehirden yukarıya doğru yüzüyordu.)



AMAÇ, NEDEN

• For
Take this medicine for your headache. (Başının ağrısı için bu ilacı al.)
   
• Of
- She died of a heart attack. (Kalp krizinden öldü.)

• Due to
- More people are using public transportation due to the fuel shortages. (Yakıt kaynaklarının azalmasına bağlı olarak birçok insan artık toplu ulaşım araçlarını kullanıyor.)





ZAMAN

• About
- I think she will be away about a week. (Sanırım yaklaşık bir hafta uzakta olacak.)

• After
- Would you please call after 9? (Lütfen saat 9'dan sonra arar mısınız?)

• Around
- I will get to my office around nine. (Ofisime saat 9 civarında varacağım.)

• At
- She told me to meet her at six o'clock. (Saat 6'da onunla buluşmamı söyledi.)

•  Before
-You should take this medicine before mealtime. (Bu ilacı yemek vaktinden once almalısın.)

• By
- She should be back by seven. (Saat 7'ye kadar dönmeli.)

• During
-I think I will go to İzmir during the winter. (Sanırım kış boyunca İzmir'de olacağım.)

• Until
- I work from nine until five every day. (Hergün saat 9'dan 5'e kadar çalışıyorum.)

• In
- I can meet you in an hour. (Bir saat içinde seninle buluşacağım.)
- She will graduate in 1989. (1989'da mezun olacak.)



TARZ

• By
I enjoy going there by bus. (Oraya otobüsle gitmeyi seviyorum.)

• In
- You can't go to school in jeans. (Okula kotla gidemezsin.)

• Like
This boy is walking like a duck. (Çocuk ördek gibi yürüyor.)

• With
- She is writing with a pencil. (O bir kalemle yazıyor.)