May might konu anlatımı ~ birolcakir.net

May might konu anlatımı





MAY
Türkçeye ‘-ebilir’ olarak çevrilebilen may, tüm özneler için aynı olup kendisinden sonra fiilin yalın biçimi getirilerek kullanılır. Mayn’t olarak olumsuz biçimi olsa da bunun yerine may not daha çok kullanılır. Soru yapılmak istendiğinde, may cümlenin başına getirilir.
1. Kibarca izin isteme, izin verme, rica:
May I come in?
İçeri girebilir miyim?
You may come if you wish.
İstersen gelebilirsin.
May I help myself to some more food?
Biraz daha yemek alabilir miyim?
If I may continue, I should like to show some more slides.
İzin verirseniz, size birkaç slayt daha göstermek istiyorum.
2. Olasılık:
This coat may be Helen’s.
Bu manto Helen’ın olabilir.
This medicine may cure your cough.
Bu ilaç öksürüğüne iyi gelebilir.
There may be side effects from the new drug.
Yeni ilacın yan etkileri olabilir.
3. İstekler, dualar, beddualar:
May you both be very happy!
İkiniz de çok mutlu olursunuz inşallah!
May the rest of your married life be as happy as the first ten years have been.
Evliliğinizin bundan sonrası, ilk on yılınız kadar mutlu geçsin.
May God be with you.
Tanrı seninle olsun.
May she rest in peace.
Huzur içinde yatsın./Toprağı bol olsun.
4. May have+past participle, geçmişle ilgili olasılık ifade etmek için kullanılır. Olasılığın gerçekleşip gerçekleşmediği bilinmez:
The explosion may have been caused by a faulty electrical connection.
Patlama, hatalı bir elektrik bağlantısından kaynaklanmış olabilir.
From the noise the crowd is making, I think our team may have won.
Kalabalığın yaptığı gürültüye bakılırsa bizim takım kazanmış olabilir.
The secretary is late again. She may have missed the bus.
Sekreter yine geç kaldı. Otobüsü kaçırmış olabilir./Belki de otobüsü kaçırmıştır.
MIGHT
Türkçeye ‘-ebilir’ olarak çevrilebilen might, tüm özneler için aynı olup kendisinden sonra fiilin yalın biçimi getirilerek kullanılır. Olumsuz biçimi might not olabildiği gibi mightn’t olarak da kaynaştırma yapılabilir. Soru yapılmak istendiğinde might, cümlenin başına getirilir.
1. Olasılık (may’e göre daha zayıf):
He might get there in time but I can’t be sure.
Oraya zamanında varabilir ama emin olamıyorum.
I might come and visit you in America next year if I can save enough money.
Yeterli para biriktirebilirsem önümüzdeki yıl Amerika’ya seni görmeye gelebilirim.
2. İzin isteme, rica:
Might I make a suggestion?
Bir öneride bulunabilir miyim?
I wonder if I might have a quick look at your newspaper?
Gazetenize hemencecik bir göz atabilir miyim acaba?
3. Dolaylı anlatımda (reported speech) may yerine:
He says it may rain tomorrow. = He said it might rain tomorrow.
Yarın yağmur yağabileceğini söylüyor. = Yarın yağmur yağabileceğini söyledi.
4. Might have+past participle aşağıdaki durumlarda kullanılır:
a) Geçmişle ilgili olasılık ifade etmek için kullanılır. Olasılığın gerçekleşip gerçekleşmediği bilinmez:
The boss isn’t in the office. He might have gone home.
Patron ofiste değil. Eve gitmiş olabilir.
Don’t blame him. It might have been an accident.
Onu suçlama. Bir kaza olmuş olabilir.
b) Geçmişte gerçekleşmemiş bir olasılığı anlatır:
Driving so fast, he might have had a nasty accident.
Bu kadar hızlı araba kullandığı için kötü bir kaza geçirebilirdi. (=ama geçirmedi)
If we had taken the other road, we might have arrived earlier.
Diğer yoldan gitseydik daha erken varabilirdik. (=ama varamadık)
c) Geçmişte yapılmamış bir iş için duyulan kızgınlığı anlatır:
The student was so rude___he might have apologized!
Öğrenci çok kabaydı___özür dileseydi ya!
‘I’ve asked the boss to dinner tonight.’ ‘Well, you might have told me before!’
‘Patronu bu gece yemeğe çağırdım.’ ‘Önceden bana haber verebilirdin!’