Telefonda ingilizce konuşma kuralları

Telefonda ingilizce konuşma kuralları



√ Telefona cevap verirken yaygın olarak Hello (= Alo) denir. Bazı insanlar da isimlerini söyleyerek telefona cevap verirler.

√ Bir kişiyi telefona istemek için:

Could I speak to/with …? (= … ile konuşabilir miyim?) denir.

√ Telefonda kim olduğunuzu söylemek için:

Hello, this is … (= Alo, ben …) denir. I am … denmez.

√ Sizi arayan kişiye “buyrun benim” demek için:

Could I speak to Jane? ~ Speaking ya da This is Jane (speaking).
Jane ile konuşabilir miyim? ~ Buyrun benim.

√ Telefonda “kimsiniz?” demek için aşağıdakilerden biri söylenir:

Who is that?
Who is this
Who’s there?
Who am I speaking to?
Who is that speaking?

√ Numara sormak için:

Can/Could I have extension two oh four six?
2046 nolu dahiliye bağlayabilir misiniz?

What’s the (dialling) code/area code for Bristol?
Bristol’ün alan kodu nedir?

How do I get an outside line?
Nasıl hat alabilirim?

√ Ödemeli arama yapmak için:

I’d like to make a reversed (ya da transferred) charge call to … ya da I’d like to make a collect call…
…’yi ödemeli aramak istiyorum.

√ Kişi yerinde yoksa:

I’m afraid she’s not in at the moment.
Maalesef burada değil.

Can I take a message?
Mesajınız var mı?

Can I leave a message?
Mesaj bırakabilir miyim?

Please leave your message after the tone.
Düdük sesinden sonra mesajınızı bırakın.

I’ll ring/call again later.
Daha sonra tekrar ararım.

Could you ask her to ring/call me back?
Beni aramasını söyler misiniz?

Could you just tell her Brian called?
Brian aradı der misiniz?

√ Telefonda bekletmek için:

Just a moment.
Bir dakika.

Hold the line, please.
Ayrılmayın lütfen.

Hold on a moment, please.
Bir dakika bekleyin lütfen.

Hang on.
Bekleyin.

√ Operatörün söyleyebileceği şeyler:

One moment, please.
Bir dakika lütfen.

(The number’s) ringing for you.
Numara çalıyor.

(I’m) trying to connect you.
Sizi bağlamaya çalışıyorum.

(I’m) putting you through now.
Şimdi sizi bağlıyorum.

I’m afraid the number/line is engaged / busy.
Maalesef numara meşgul.

Will you hold?
Bekler misiniz?

I’m afraid there’s no reply from this number / from her extension.
Maalesef bu numara / dahilisi cevap vermiyor.

√ Yanlış numara:

I think you’ve got the wrong number.
Galiba yanlış aradınız.

I’m sorry. I’ve got the wrong number.
Özür dilerim. Yanlış aradım.

√ Sorunlar

Could you speak louder?
Yüksek sesle konuşabilir misiniz?

It’s a bad line / bad connection.
Hatlar kötü.

You’re breaking up.
Sesin gidiyor.

I’ll call again.
Tekrar ararım.

I was/got cut off.
Telefon kesildi.

I rang/called you earlier but I couldn’t get through.
Daha önce seni aradım ama ulaşamadım.