Smoking in public 1

Smoking in public 1

A:    My father used to smoke. 
       ( Babam sigara içerdi. )

B:    He got very ill. 
       ( Çok kötü hasta oldu. )

A:    The doctor told him that he had to quit smoking. 
       ( Doktor ona sigarayı bırakması gerektiğini söyledi. )

B:    My father tried for a long time to quit. 
       ( Babam uzun bir sure bırakmayı denedi. )

A:    It was very difficult for him. 
       ( Onun için çok zordu. )

B:    Smoking is an addiction. 
       ( Sigara içmek bağımlılıktır. )

A:    After many months, my father finally gave up smoking, but he still craved a cigarette once in a while. 
       ( Birkaç aydan sonra, babam sonunda içmeyi bıraktı; fakat hala arada bir sigara için can atıyor. )

B:    He says that quitting smoking is the hardest thing that he has ever done. 
       ( İçmeyi bırakmak hayatında yaptığı en zor şey olduğunu söylüyor. )

A:    When my father did smoke, he smoked everywhere. 
       ( Babam sigara içtiği zaman , bunu her yerde yapardı. )

B:    He smoked in restaurants, stores and many public buildings. 
       ( Restorantlarda, dükkanlarda ve çoğu kamuya ait binalarda içerdi. )

A:    Now, you are not allowed to smoke in a lot of public places. 
       ( Şu anda kamuya açık çoğu yerde buna izin verilmiyor. )

B:    When my father smoked, the rules were not so strict. 
       ( Babam içtiği zaman, kurallar çok katı değildi. )

A:    People could smoke just about anywhere. 
       ( İnsanlar her yerde içebiliyorlardı. )

B:    It really wasn't fair to the people who didn't smoke. 
       ( Sigara içmeyen insanlar için bu gerçekten adil değildi. )

A:    Their clothes always smelled like smoke, and they breathed in second-hand smoke. 
       ( Giysileri her zaman sigara kokuyor ve başkalarının içtiği sigara dumanını soluyorlar. )