At the restaurant - ingilizce kısa hikaye ~ birolcakir.net

At the restaurant - ingilizce kısa hikaye


A:    This looks like a nice restaurant. 
       ( Bu güzel bir lokantaya benziyor. )

B:    Yeah, it is. I come here all the time. 
       ( Evet, öyle. Her zaman buraya gelirim. )

A:    Let's sit over there. 
       ( Şuraya oturalım. )

B:    OK. 
       ( Tamam. )

A:    Do you want to order an appetizer first? 
       ( Önce iştah açıcı birşeyler sipariş vermek ister misiniz? )

B:    Not really, maybe we can just order some bread. 
       ( Çok değil, belki biraz ekmek sipariş edebiliriz. )

A:    OK. What are you going to have to eat? 
       ( Tamam. Ne yersiniz? )

B:    I'm not sure. I haven't decided yet. Can you recommend something? 
       ( Emin değilim. Henüz karar vermedim. Bir şey önerebilir misiniz? )

A:    Sure, I've had the steak and the lobster before. They're both very good. 
       ( Tabii, daha önce biftek ve istakoz yemiştim. İkisi de çok iyi. )

B:    I think I'll have the lobster. What are you going to have? 
       ( Sanırım ben istakoz alacağım. Siz ne alacaksınız? )

A:    I'm not that hungry. I think I'm just going to have a salad. 
       ( Ben aç değilim. Sanırım ben sadece salata alacağım. )

B:    I'm gonna go to the bathroom. When the waitress comes back, will you order for me? 
       ( Ben lavaboya gidiyorum. Garson tekrar geldiğinde benim için sipariş verir misiniz? )

A:    Sure. No problem. 
       ( Elbette. Sorun değil. )